gunevi_dive_60.sitemynet.com
ANASAYFA TOPÇAM (YAYLAMIZ) ANKET EKONOMİ KÖYDEN HABERLER YERLEŞİM YERİNİN TARİHİ KÖY HALKININ TARİHİ KONUM EGİTİM DURUMU SAGLIK DURUMU SOSYAL DURUM BAŞKASININ GÖZÜYLE BİZE AİT MUHTARIN YERİ YİTİRDİKLERİMİZ BİZ ESKİDEN... SİZDEN GELENLERve KONUK DEFTERİ ARŞİVİ KİM NERDE? KONUK DEFTERİ RESİMLERİMİZ

KÖY HALKININ TARİHİ


Şu an köyde olan ve köyden göçmüş olan ailelerin tarihi yayınlanacaktır. elinizde konuyla ilgili başka bilgi varsa gunevikoyu@hotmail adresine ulaştırırsanız yayınlanacaktır.Tartışmalı konular olursa tüm farklı görüşler yayınlanacaktır.

Köy halkının tarihi ile ilgili emek verip araştırma yapan Köyümüz halkından değerli dostlarımız (Hasan İPEK,Murat KAYMAK,Ali DURAN) yapmış olduğu araştırma inceleme çalışmalarının tamamını değiştirmeden yayınlıyoruz.

Yapılan incelemelere ekleme , eleştiri öneri sunan köyümüz halkından BEKTAŞ KAYMAK ın yazısınıda yayınlıyoruz. Farklı görüşleride bekliyoruz.

Köye yerleşen ilk sülalerin;

a)Pehlivan Oğulları
b)İmir Oğulları
c)Fakir Oğulları


VEYSEL OĞULLARI:Malatya'dan gelmiş 12 hane,

MURAT OĞULLARI:Havza'nın Mürsel köyünden gelmiş 4 hane,

GEBEL OĞULLARI:Niksar'ın Leyis köyünden gelmiş 4 hane,

ÜMMET OĞULLARI:Girresun Alucra kazasından gelmiş 5 hane,

MURTAZA OĞULLARI:Artova'dan gelmiş 3 hane,

BAYRAM OĞULLARI:Sivas'dan gelmiş 1 hane,

DERLEYEN BÜLENT PEKTAŞ

KÖYÜN AİLELERİ İLE İLGİLİ EK AÇIKLAMALAR

Pehlivan Oğulları:Bektaşlar

İmir Oğulları:Aktaşlar

Kadir Oğulları:Kaymak,Aydın,İpek,Konuk,Kaplan,Kam,Aslan,Gür,Öz'Gün'ler.

Bunlara köyde Kadirliler denilmektedir.

Ramazan Oğulları:Çelikler,

Vaysal Oğulları:Ay ve Baysal'lardır.

Murat Oğulları:Topçam'lar

Gebel Oğulları:Niksar Korulu (Leyis)Köyünden gelmişlerdir.Oradaki akrabaları Gelbal Sülalesi olarak devam etmektedir.Köyümüzdekiler Yiğit soyadını almışlardır.

Ümmet Oğulları(Hümmetoğulları da denir) Soy'lar

Murtaza Oğulları:Kar'lar Bu sülaleye Hoca Oğulları da denir.

Bayram Oğulları:Yasev';ler

Damat Oğulları:Özcan'lar

İmamlar:Polat'lar (çeliklerle amca çocukları olarak köye Polatlı civarından 1850 lerde gelmişlerdir.)

Çelikler:Polat'lar(Çeliğin Haydargil ve kardeşleri)

NOT:Apay(Debelekler),İlyün, dediğimiz sülaleyi araştıramadım.Varsa başkalarını da araştırıp tam yarsanız mutlu olurum.Kaynakların daha sağlam olması için birkaç kişinin daha fikrinin alınması yararlı olacaktır.
Bigiler eski muhtar rahmetli Ali Aydın'dan alınmıştır.
Hasan İPEK
Öğretmen

Hasan Hocam;

Bilgiler için önce teşekkürlerimi iletiyorum. Bu konuyu aslında köyde en iyi Nebi emmi bilir. Ben bir ara bunları derlemiştim. Notlarım köyde olduğundan ayrıntılı yazamayacağım.

Köyün en eski sülalesi Deddeemmiler, yanı Kurbanlar. Köy, Difye adında bir Rum kadının çiftliğidir. (Köyün adı da bu kadının adından gelmektedir) Bunlar, o çiftlikte çalışan reaya (ücretli köylü)dür.

Kadirliler, köye Malatya Hekimhan civarından gelmişlerdir. Bugünkü Beydilli aşiretinin üysedir. Beydilliler'den Tokat Almus Reşadiye yöresine çeşitli isyanlardan dolayı yerleştirilmeler olmuştur. Bu iskan konusunda Ege Üniversitesinden Tokatlı birninin hayli güzel bir çalışması var. Onu göndereceğim. Kadirlilerin soyunun dayandığı kişi önce Gümenek Köyüne yerleşir. O köyün ileri gelenlerinden birine çobanlık yapar. Daha sonra bu ağa tarafıondan evlendirilir. Kendisine ilk olarak bugünkü Ağılınkaş,Bayırbağ, Tepetarla ve Dereye kadar olan araziyi mülk olarak verir.Kadirlilerin kimler olduğunu ve kimlere kız verdiğini (çünkü buradaki mülk sahipleri arasında kızdan dolayı toprak sahibi olanlarda var) Kadirlilerin köydeki ikinci önemli mülkü Kuvalıbağ'dan başlayarak ilbisti köy ayırımna kadar olan arazidir.
"ben kerımdedenın(satmazın)torunu bektas kaymakım.ınternette koy halkının tarıhı ıle ılgılı bılgılerden yanlıs olan bır bılgının duzeltılmesını rıca edıyorum.oda sudur:dedem kerım satmaz ermenı degıldır.muş'un bulanık kazasından bırıncı dunya savası yıllarında tokata getırılmıstır.once tokatın kızılkoyunde kalmıs sonrada dıve koyune gelmıs ve hamza dayılarda kalmıstır.dedemın aslı kürt şafi olup kürtce bılmekteydı.ermenıce bılmıyordu.bılgılerın bu sekılde degıstırılmesınıduzeltılmesını rıca edıyorum(Bektaş Kaymak)"

Kadrililerin kullandıkları soyadların farklılığı 1934 soyadı kanunundan kaynaklanır. Senin hakkında bilgi istediğin Abay ve İlgünler de Kadirllidir. Ayrıca Eş ve Yen'lerde bu listede yer almalı. Debelekler, Paşadayı ve Dayımlar (Musa Kaymak) akrabadır. Dayımların soyadının Kaymak olması, Dedemin babası Kaymakçı Ali'den kaynaklanır. Bu aile, 1911'den 1923 kadarki savaşlarda epeyce şehit verdiğinden, ailedeki çocuklar Beko Dedem ile Paşadayının babası Topal, küçük olmaları ve Kaymakçı Ali'nin karısının bunlardan olması dolayısıyla koruma altına almış.

Kadirlilerin köydeki tarihini tam olarak tespit etmek çok zor ama bu yapılabilir. Örneğin, muhtemelen hala duruyordur. Dayımların bayırbağdaki bahçelerinde bulunan bir Malatya Armud ağacının, bu sülalenin kurucusu tarafından dikildiği söylenmekte. Bu ağacın yaşı hesaplandığında ve buna 30-40 yıl ilave edildiğinde Kadirli sülalesinin köydeki tam tarihi çıkarılmış olur.

Kadirlilerle ilgili yanlış bilgilerden biri de Kürt kökenli oldukları iddiasıdır. Bu doğru değildir. Köyde cami bulunmasından dolayı Sünni kökenli oldukları iddiası da doğru değildir. Cami köye 1800'lerin sonu 1900'lerin başında yapılmış olmalı. Bu tarihlerde, Osmanlı Hükümetinin Alevi Türkmenlerin arazilerine tapu verirken Cami yapmalarına zorladığı, bazı kamu arazilerin kendilerine verilmesi için sünni olmaya zorladığı bililnmekte. Benim yaptığım araştırmaya göre komşu köylerimiz İlbisti, Dedeli ve Yelpe'de bu tarihlere kadar Alevi köylerdir. Köyün Alevi olduğuna dair en önemli kanıt Topçam Baba Tekkesidir. Topçam Baba adıyla bilinen tekke Keçeci Baba'nın mürididir. Keçeci Baba'nın, Hacı Bektaşı Velinin amcası olduğu söylenir ve 13. yüzyılda yaşamıştır. Topçam Tekkesi ise 14.yüzyılın başında kurulmuş olmalı. Ben bizim köyün 600 yıldır var olduğunu düşünüyorum.

Köyün tarihinde önemli bir noktada. Köydeki çiftliklerdir. Köyün arazisinin üçte ikisi bu çiftlik sahiplerinden satın alınmıştır.Kadirlilerin ikinci kuşağı en çok arazi alanlar olarak dikkat çekmektedir. Öyleki bugünkü Doğancı bağları dahi Kadirlilerindir.Doğancı Bağlarının tapusu Dayımlardadır.

Köyümüzün en önemli özelliği 1893 Osmanlı Rus Harbinden 1923 kadar olan döneme kadarki Savaşlarda verdiği şehitlerdir. Kadirlilerde epeyce şehit ve kayıp bulunmaktadır.

Bir başka önemli nokta 1928 Dersim isyanından dolayı köyümüze yerleştirilmiş Kürt ailelerin varlığıdır. Bunların soyadlarını bilmiyorum. Ancak, köyde ikamet etmemelerine rağmen kütükleri bizim köyde gözükmektedir.

Bizim köyde ilk yerleşim alanı Yukarı Ağıl mevkidir. Buranın ilk yerleşim birimi olması köydeki iki maden ocağının işletilmesiyle ilgili olmalı. Bu madenlerin tarihi belirlenirse köyün MÖ tarihlere kadar uzanan bir tarihi olduğu söylenebilir. Benim bazı evlerin duvarında gördüğüm bazı buluntular, Romalıları işaret etmekte. Birgün köye giderken bizim samanlığın kapısındaki taşa bir bak derim. Tam bir Roma eseri. Çocukken Bayram dayıların eski evlerinde gördüğüm bir heykel (Hüseyin abi bu heykeli ... ..........)de Romalıların köyde yaşadığını göstermekte.

Köyümüzdeki ilk evler Osraf çeşmesinin etrafında ve köydeki kayanın etrafındaki evlerdir. Bu evlerdeki taşlar, daha önce bulunan binaların taşları olma olasılığı nedeniyle incelenmelidir.

Saygılarımla.

Murat Kaymak



KÖY HALKININ TARİHİNE ELEŞTİRİSEL KATKI
Tarih, tarihçilere bırakılmayacak kadar politik bir konudur, özellikle de Resmi tarih yazarlarına.
Murat Hocanın bir sosyolog olarak; Yerleşim yerinin tarihi ve Köy halkının tarihi diye yaptığı ayırım tam da bu noktaya dikkat çekmek için olabilir.
Tarih diye yazdıklarımız bugünkü bakış açımızın ve dünya görüşümüzün düne yani tarihe dayandırılarak topluma kabul ettirilmesi kaygısından başka bir şeydeğildir.
Resmi tarih yazarlarının yazdığı Yerleşim yerinin tarihini yerinde bırakarak tartışmaya açık olan Köy halkının tarihi üzerinde duralım.

Hasan Hoca; Pehlivanoğulları, İmiroğulları ve Fakiroğullarını köye ilk yerleşen sülaleler olarak guruplandırmış.
Bu üç sülale olsa, olsa adı sanı bilinmeyen ve yazıya geçmemiş olan yerleşik halkın yazıya geçmesinin ifadesi olabilir. Divenin tarihini bu üç sülale ile başlatmak Hititler, frigler, Selçuklu ve hatta Osmanlı döneminde Dive köyünde yaşayan insanları ve onların tarihini yok sayma anlamına gelir ki bizlerin bu bakış açısından uzak durması gerekir.
Yerleşik düzene geçmek zorunda bırakılan göçebe toplulukların yerleşik düzene geçtikten sonra Osmanlı tarafından hangi unvanla kayıt altına alındığını yani yazıya geçirildiğini Hasan hoca objektif bir şekilde gözler önüne sermektedir. Hasan hocamın araştırmalarına küçük bir katkı. Murtaza oğulları Malatyadan Artova;nın Dodurga Köyüne gelmişler bir kolu daha sonra Dive köyüne yerleşmiştir. Köyünüzün öğretmenlerinden Hasan Uslu Dodurgada Murtazaoğlu kabilesine mensuptur. Koç soyadını taşıyanlar Dodurga köyünde Demircioğulları kabilesinin bir koludur. Demircioğulları Dodurgaya 1800 lü yılların başlarında yerleşmişler, Koç;lar Dive köyüne bu tarihten önce konuk olmuşlardır.

Murat hoca köyün tarihinin 600 yıldır var olduğunu düşünüyor. Köyde Roma eserlerinin varlığı ve maden işletmesi tespiti ile Milat öncesi döneme dikkat çekiyor ve Rumların da köyde yaşadığı yorumunu yapıyor. Ben biraz daha gerilere daha doğrusu ileri gitmek istiyorum. Kültür insanlığın doğaya kattığı değerlerdir, yetmişli yıllarda kullandığımız iğ, kirmen, çıkrık, dokuma tezgahlarının ilk kullanıcılarının Hititler olduğunu tarih kitapları yazmaktadır. Uygarlık ise yerleşik düzen demektir. Göçebe toplum yani tarihçilerin Türk, Türkmen dediği topluluklar tarla sürmeyi, ağaç dikmeyi, yerleşik düzende sabırlı olmayı, iğ, kirmen, çıkrık kullanmayı Anadolu;nun yerleşik halkı olan Hititlerin, friglerin, Rumların veya Ermenilerin torunlarından öğrenmişlerdir.
Uygar olmayan kavimler uygar olan Devletlerin topraklarını fethederken, uygar devletler tarafından da kültür olarak feth edilmişlerdir. Bu durum klasik tarihin olmazsa olmaz koşullarındandır. Anadolu;nun yerli halkları örneğin Romalılar yani Rumlar hiçbir zaman yok edilememiş, fetheden ulusun halkları olarak tarihlere geçirilmiştir.
Anadolu;nun dolayısıyla Anadolu toprakları içerisinde bulunan Dive halkının tarihini Türklerle başlatmak daha önce yaşayan halkların tarihini çalarak tarih yaratma çabası demektir, bu bağlamda bakılırsa Anadolu;da yaşayan diğer halkların tarihi çalınmış olur.

Muhtarlık seçimlerinde, kooperatif seçimlerinde, genel seçimlerde imece vb. gibi toplumsal ilişkilerde Kadirliler ile Dive köyünün diğer halkları arasında var olan çelişkiler ve guruplaşmalar eskiden beri bilinen gerçeklerdir.Bu gruplaşma köyün ilk yerleşik düzene geçen halkları ve kabileleri ile sonradan gelen ve yerli halkların içerisinde asimi leye uğramış topluluklarla, Beydilli aşiretinden olduğu söylenen ve Türkmen kökenli olan Kadirlilerin guruplaşmasıdır. Bu guruplaşma kendisini değişik biçimde gösterse de kültürel olarak fethetme veya fethedilmeme mücadelesi özüne dayanmaktadır.

Kapitalizmin dünyadaki etkisi 1800 lü yıllarda Osmanlı;da da hissedilmeye başlanmış, Osmanlı;da yaşanan savaşlar, ıslahatlar Tanzimatlar, meşrutiyetlerle geçen karmaşık dönemde daha önce Allah;a ait olan topraklar kapan kulların elinde kalmıştır. Tokat;ta kurulan müdafayı hukuk cemiyeti kurucularının mal varlıkları yani zenginlikleri bu dönemlerin mirasıdır. Dive köyünün topraklarının yarısından fazlasının bu cemiyet mensubu olan bir ağadan para ile satın alındığı bilinmektedir.
Dersim isyanında dive köyüne yerleşerek belki de asimle olanlar ile Kerim Dedelerin varlığı köy halkının tarihine hangi bakış açısıyla bakılması gerektiğine ışık tutabilir. Halkların tarihi olamaz, Uluslar halkların tarihini çalarak kendilerine tarih yazmaktadırlar.

Murat hoca bu yazıyı bir bilim adamı, bir sosyolog olarak okuduğunda eleştirilecek çok nokta bulacaktır çünkü uzmanlık alanı içerisindedir. Uzmanlık alanında yazma cesareti gösterdiğim için affetmesi ve yazıyı halkların gözüyle okuması talebimdir.
ALİ DURAN ; İZMİR ; 28.10.2006

gunevikoyu@hotmail.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın